9 Nisan 2013 Salı

Bir Gün Basit Hayallerimiz Kapımızı Çalar mı ya da YDS 180 Dakika Olur mu



Bu yazı bir yakınma, şikâyet, bezginlik, ilerisini görememe yazısıdır. Yazdıklarım belki sizi ilgilendirecek, belki “amaaann” dedirtecek, bilemiyorum. Aslında 7 Nisan Pazar girdiğimiz YDS’den çıktıktan sonra Twitter’da düşüncelerimi dile getirmiştim. Konu, çoğu zaman olduğu gibi timeline aktıkça aşağılarda bir yerlere gömülür, diye düşünmüştüm; ancak gördüm ki tepkiler hala sürmekte. Bu durumdan ne çıkar bilemiyorum; ama sınava girdik oturalım kenarda, diye düşünmeyenleri görmek umut verici.

Ben hep devlet okullarında okudum. Ortaokul ve lisede gördüğümüz İngilizce malum… Doğru dürüst bir İngilizce eğitimine, lisans eğitimimde, hazırlık sınıfında maruz kaldım. Sonrasındaysa %30’u İngilizce olan bir lisans eğitimi… Onun da artık ne kadarı İngilizce ise... Geri kalan ise kendi çabam… Yıllardır ÜDS, KPDS, ALES’e girip çıkan bir öğrenciyim, işsizim.

ALES’i bir kenara bırakalım, dil sınavlarından zar zor geçer not alabilen biriyim; ancak çaba göstermeyi bırakmıyorum, bırakamıyorum. Yüksek lisans bitince doktoraya, bu süreçte de ‘nadiren’ ilan verilen araştırma görevlisi kadrolarına başvurmayı düşünüyorum. Yalnız gördüm ki kalkan ÜDS ve KPDS yerine getirilen bu YDS ile benim isteklerime ulaşmam daha da zorlaşıyor. Önceden dil sınavlarından çıktıktan sonra zaman zaman yeterince hazırlanmamış olduğuma, sınav süresini verimli kullanamadığıma hayıflandığım olmuştu. Ancak… Bu sınav için kendime kızacak hiçbir nokta bulamıyorum. Tek kusurum, sınavdan önceki gece çok rahat uyuyamamış olmam olabilir. Nitekim, bu memleketin eğitim sisteminde kaç uykusuz sınava girdik, bu bana çok dokunur mu?... Belki biraz etkiler. Bunun dışında hem kursa gittim, hem de gerçekten verimli bir şekilde kendim çalışarak sınava hazırlandım. Süre yönetimi sorunumu bile evde çözdüğüm denemelerle atlattım. Sınav günü geldiğinde ne oldu?

Bir kere ÜDS ve KPDS’nin kaldırılıp yerine YDS’nin geleceği bilgisini Ocak 2013’te aldık. Yani sınava tam 3 ay kala. Sonra kendilerinden örnek bir test bekledik; ancak sadece çıkacak soru tiplerine 1’er örnek olarak önceki ÜDS ve KPDS’den kopyala-yapıştır yaptıkları bir “mini test” örneği görebildik. Hangi soru tipinden kaçar tane çıkacağını ise ancak soru kitapçığı önümüze geldiğinde görebildik. Bu sınavları, memleketteki bir devlet kurumu yapmak ile görevli ise neden detaylı bilgi vermekte gecikiyor ya da eksik veriyor? Diyelim ki öyle oldu, peki 7 Nisan’da karşılaştığımız sınavı kim öngörebilirdi ki? Bir kere sınav süresi 2,5 (150 dk.’ya) saate düşürüldüğüne göre sınavın soru yapısında da bir değişiklik bekleyen bizler çok mu hayalciydik?.. ÖSYM yaptığı tüm dil sınavlarını (ÜDS, KPDS, KPSS içindeki 60 soruluk İngilizce testi vs. gibi) tek çatı altında topladı ve yılda 2 kez yapmaya karar verdi. Benim mantığıma göre bu kararla KPSS’deki 60 soruya 60 dk., eski KPDS 100 soru 180 dk., son KPDS 80 soru 180 dk. olduğuna göre YDS 80 soru 150 dk. olacak ise bu sorular KPSS İngilizce testi ayarında değil, ÜDS ve KPDS’ye yakın; ancak onlardan farkı daha az çeldiricisi olan şıklar ve daha kısa sorular diye düşünmüştüm. Ancak soruları görenler bilirler (!) buradan uzun uzun yazmayacağım.

Bazen bir şeyleri elde etmek kolay olmayabilir; ancak her emeğin bir karşılığı olacağından yola çıkarsak, biz emeğimizin karşılığını alamadık, alamıyoruz. Doğru dürüst ölçülüp tartılmadan hazırlanan soruların olduğu bu sınav artık benim son sabır noktammış. Bundan sonra ne olur bilemiyorum. Ekimdeki sınava gireriz, mantığını da anlamıyorum. Yaz aylarında başvurulması gereken doktora programları ne olacak? 1 yıl daha mı bekleyeceğiz? Ne için? ÖSYM’nin keyfekeder kararları için mi? Bu sınavla ilgili genel çerçeve çizilirken bu sınava girecek olanların ileriki hedefleri hiç düşünülmüş mü? Örneğin, bu sınav benim doktora ve akademik kadro ilanlarına başvurabilmem için küçük bir adımdı. Daha bunun ALES’i, not ortalaması, tezi, bilim sınavı, akademik yayınları vs. vs...

Belki diyeceksiniz, “Sen de bırak bu işleri akademisyen olma”. Ben bu işleri bir ara bıraktım, başka işler de yaptım; ama kararım tekrar bu yönde adım atmak oldu. Yani öyle yeni mezun 22-25 yaşında bir öğrenci değilim. Bu sistemde hala debelenip duruyorum. Ben YDS’ye ekimde de girsem bu soru tarzı ve bu süre ile ne kadar başarılı olabilirim? Twitter’da oluşturulan #YDS180DakikaOlsun ile belki sesimizi duyan olur. Ama ben tek sorunun süre olmadığı kanaatindeyim. Soruların uzunluğu, sınavın yılda 2 kez yapılıyor oluşu da ana sorunlardan. Sınav süresi uzatılmasa da bunlara bir çözüm bulunabilir belki. Bir de en büyük sorun ekime kadar bekleyecek olmamız ve bu zaman içerisinde başvurusu geçen bir sürü şey…

Biraz fazla uzatmış olabilirim, aslında söyleyecek çok sözüm var. 

2 yorum:

  1. düşüncelerinde çok haklısın lakin sesini kimse duymayacak.

    YanıtlaSil